Mayıs 2010 için arşiv

Darbe mi gördük ulan?

Görmediniz tabi ki, kimseyi kandırmayın. Biz indigo çocuklarız hani arada sırada show tv’de çıkan ve “bu çocuklar indigo, bunlar çabuk öğrenir geç unutur.” diyenlerin yaftaladıkları gibi. Apolitik, bir tarafı tutmaktan çekinen ve sadece çevresi tarafından onaylanınca fikrini açıklayan çocuklarız. Ne çocuğu lan genciz artık. Bize çocuk diyenin de ecdadını zigiç.

Şimdi bizler iletişimin genç nesli, parayı vuramayan ama kapağı attık hacı azıcık sabırlan analarını bile belleriz dediğimiz iletişimin gençleri. Hani çok fazla araştırmadan bize gelen forward mail’ler ile taraf tutan . Şunu şu kadar kişiye yollayın yoksa çocuğumun bacakları kopacak diyene üzülen, kdv’ler ile götümüze koyan gsm operatörlerine sinirlenen, vize kuyruğunda can veren türk için facebook grupları açan, chp-akp-bdp-mhp vekil ve siyasetçilerini yerden yere vuran mailleri arkadaşlarına göndermekten ayrı bir keyif alan (taraf olduğunuz arkadaş çevresine göre o da değişiyor), göze kestirilip çamur atılmak istenilen kurum ve kuruluşlar sevilmiyorsa sülalesine kadar bok atan gençleriz. Bu kadar siyasete dahil olduk.

Kızmayın yahu, sizlere bir şey demiyorum hepimizin işi başından aşkın bu sebeple hayatı ancak world of warcraft’tan ya da ads of the world’ten takip ediyoruz. Haksızsınız demiyorum, haşa kimse yerine karar vermek gibi bir niyetim de yok, ki zaten öyle bir niyetim olsa neden böyle bir yazı yazıp, size yollayayım? Değil mi? Neyse. Hayatımda ilk defa bir yürüyüşe katılmayı planlıyorum. Bu yürüyüşün de benim dünya görüşüm olan “herkes için demokrasi ve eşitlik” anlayışım gereği ilk darbemizin 50. yılında olması çok manidar olacak.

Biliyorsunuz genel olarak belli bir görüşe kanalize olmuş ve bizi de öyle yetişmemiz için yönlendiren uzun bir süreç yaşadık. Daha 7 yaşındayken süngüler ve zafer şiirleri, 8 yaşındayken devlete armağan edilmiş bir vücut, 10 yaşına geldiğinde kortejlerin en önünde ordu hepimizin gücü yazan ve taşınan pankart, bayramın özelliğine göre giyilen kıyafetler ve kuzey kore kutlamaları gibi tek tip kıyafet (http://www.youtube.com/watch?v=i-31Y59Ow3U) (meraba çok pis link veririm, hatırlatalım kuzey kore içine kapanmış birkaç ülkeden biri). Sıkılmadınız mı?

Bulunduğumuz sektörün de eskinin kaşarlı solcuları şimdinin koyu kapitalistleri tarafından yönetildiğini, solcularının da (nasyonel sosyalist olduğuna olan inancım tazeliğini koruyor, çünkü suratıma karşı stalin temiz bir adamdır diyebilen creative director’ler de var.) iyice saçmaladıkları, sağcılarının da yavaş yavaş badem bıyık bırakmaya başladıklarını, liberallerinin enver aysever gibi dallamaların yazılarına konu olduğunu unutmayalım. Unutmayalım ki başkalarını bizim yerimize konuşturmayalım, sendikası olmayan bir sektör olsak da en azından kendi fikirlerimize sahibiz değil mi?

O zaman genç arkadaşlarım ben bu akşam taksim’de olacağım, ilk defa bir kortejin içinde, ilk defa herkes eşit olsun ve herkes özgür olsun diyeceğim. Belki bir anlam ifade etmeyecek ama ben kitaplarımın yakılmasını istemiyorum (ne kadar az olsalar da) ve bu yazıyı yazdığım için hapse girmek de istemiyorum. Siz de istemiyorsanız gelin işte. Herkes eşit olsun ben daha eşit olayım diyorsanız sizin bileceğiniz iş ama gelecekte bi’ bakarsın prostat muayenesi niyetine parmağı sokarlar göte. Gelin hadi gelin, hiç proleter olmayı beceremedim ama anti-militarist olmayı beceriyorum gibi duruyor o yüzden gelin. Bu arada bahar da geldi, karı kız falan da olur yani canınızı sıkmayın.

gugul

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=279

Reklamlar