gandi trabzonu şampiyon yap! (çok samimisin bebeğim)

başbakan ağlayınca samimiyetsiz diyenler var, olabilir. ancak birilerini samimiyetsizlikle itham ederken; diğerleri tutamayacağı sözleri verirken avuçlarının içi patlayıncaya kadar alkışlayanlar, iri vücutlarına bakmayıp, masalar üstüne çıkanlar tekrar düşünmeli.

gözlerinin önünde, türbanı sorununu bitireceğim diyip de akşam yok öyle bir şey diyen, genel sekreteri “muhammed’i mutlu etmiyor kabeye gitmeniz!” diyen ancak kendisi köylülere fatiha okutan, bu anayasa işsizliğe çözüm mü diyerek insanların saflığını bariz bir şekilde kullanan, trabzonspor’u şampiyon yapacağım diyerek bütün karadenizlilere temel muamelesi yapan, ilk kürt açılımı raporunu biz sunduk diyen ancak bu rapor partimizi bağlamaz, kişisel görüşlerdir diyebilen, siyaseti asılan pankartlar üzerinden yapan, iktidarı bana verin, gerisini ben halledicem diyip, hiçbir projesini adam akıllı ortaya sunmayan, sayın kılıçdaroğlu’nun samimiyetine nasıl inanıyorlar gerçekten idrak edemiyorum!

şimdi bu yazıyı yazdığım için bana akp’li diyecekler -ki akp sonuçta bir siyasi partidir seçmen isterse ona da oy verebilir- çünkü onlara göre chp’li olmak kurtuluş, rejimin koruyucusu olmak (nasıl bir rejimse? jüriktokrat militer jakoben laiklik) akp’li olmak para yiyici olmak, iktidar borazanı olmak ve bir çıkar sağlamak anlamına geliyor. çok partili rejimden beri gelmemiş olan “tek başına iktidar” sorunu arkadaşlarda bazen idrak sorunlarına yol açıyor, bunu da doğal karşılıyorum. ancak bir dönem “mahalle baskısı” diyerek yüz yıllardır olan bir durumu son dakika haberi gibi verirlerken, akp’nin yaptığı olumlu hamleleri destekleyenleri tam da o bahsettikleri “mahalle baskısı” gibi bir “medya ve çevre baskısı” ile saf dışı etmeye çalışıyorlar. olumlu işler yapıyor iktidar diyen insanlardan bir “ama” bekliyorlar. çünkü akp’yi destekleyenler onlar için koftiden, göbek kaşıyanlar olduğu için iki-üç akıllı adamın akp’yi desteklemesi çok mantıklı gelmiyor bu aklını sevdiklerime.

neyse sonuçta 12 eylül’e bir şey kalmadı şurada. referandumu anayasa değişikliğinden çıkarıp, akp’yi oylama referandumuna dönüştürenler de 1982’de en çok biz ağladık demeyi bıraksınlar. şu militer vesayeti ortadan kaldıracak olan anayasaya evet desinler. o zaman da ben onların samimiyetine inanayım. yoksa onlar çölün ortasında susuz kaldıklarında “berrak olmayan suyu içmem” diyecek kadar idealistler mi?

gugul

Reklamlar
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: